Hakkımızdaki Yorumlar

meyfilm Film Okulu öğretmenimiz Mehmet Emin YILDIRIM genç yaşına rağmen çok bilgili, donanımlı ve de işini gerçekten ciddiye alan birisi. İnternetten kurs araştırırken meyfilm’e denk geldim ve de iyiki Mehmet Bey’le tanışmışım diyorum. Öğretme tarzı, bilgisi ve sabrı ile gerçekten o iyi bir öğretici. Bu işi iyi bir şekilde öğrenmek istiyorsanız bu kursa gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Açıkçası ilk başta biraz da çekinmiştim çünkü bu sektör çok değişik insan yelpazesini barındırıyor. Mehmet Bey aynı zamanda düzgün ve iyi bir üsluba sahip. Ders anlatırken kendimi iyi bir üniversitede ders görüyormuşum gibi hissediyorum, kaliteli bir öğretmen olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Eminimki ilerde çok daha iyi yerlere gelecektir. Bu ailenin büyümesi dileğiyle…

Zeynep Özkan (Devlet Memuru)

meyfilm ve değerli hocam Mehmet Emin Yıldırım için ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Çünkü hem sinema eğitimi alıp hem de eğlenebileceğiniz ender bir yer meyfilm… Mehmet Emin YILDIRIM hocamızı ise anlatacak çok şey var: Mükemmel bir insan, değerli bir dost, sevecen ve anlayışlı bir arkadaş, bilgili ve edepli bir hoca, entellektüel ve bir o kadar da ilginç bir adam, hayran olunacak ölçüde sabırlı bir yönetmen… Daha çok söylenecek söz var ancak Mehmet Emin hocamızı tanımayan insanlar bu sözleri abartı olarak kabul edebilir. Tek önerim meyfilm’e gidin ve Mehmet Emin hocamızı tanıyın ve iyi bir sinema eğitimi alın… O zaman bu sözlerime hak vereceksiniz…

Erhan Şimşek (Öğretmen, 33)

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,

İster fütürist, ister ekspresyonist

İster sürrealist, ister empresyonist ol yine gel.

Bizim atölyemiz, ümitsizlik atölyesi değildir.

Yüzlerce Hollywood filmi izlemiş olsan da yine gel. 🙂

Melih Kaan Adıgüzel (Öğrenci, 25)

Geçen yaz meyfilm kısa film atölyesine katılmıştık, aradan bunca zaman geçti hala Mehmet Emin Hocamıza danışabiliyoruz. Teşekkür ederiz tekrar. Sinemaya dair teknikten tarihine kadar her türlü bilgiyi alçak gönüllü bir şekilde paylaşıyorlar, mutlaka atölyelerine ya da film gecelerine katılınnnn.

Ece Gül (Biyolog, 33)

Gerek eğitimi, gerek sinema sektörü hakkındaki verilen bilgiler olsun farklı bir ayrıcalık hissettirdi bana. Ben hayatta hep doğallığa önem veren bir insan olduğum için sayın Mehmet Bey’in doğal özelliği, tavır ve davranışları, insanları dinlemesi, önemsemesi en çok ilgimi çeken şeydi benim için. Verdiği görsel eğitim kültürü kendisini daha sıcak bir plana itmektedir. İnanıyorum ki bu samimi davranışları onu daha iyi başarılara götürecek onun için en büyük başarı anahtarı olacaktır. Ben meyfilm’i ve Mehmet Bey’i tanıdığıma çok memnun oldum sizlerin de memnun kalacağına sonuna dek inanıyorum. Herkes için hayırlısı ne ise o olsun saygı ve sevgilerimle…

Göktürk Kadir Genç (Dekaratör, 33)

Film yönetmeni olmak benim için bir hedef haline geldiğinde bu konuda egitim almak niyetiyle araştırma yapmaya başladım. meyfilm karşıma çıktı. Bu kursa başlamadan önce teknik, teorik olarak hiç bir bilgim yoktu. Benim için en önemli olan bu işe nasıl ve nereden başlayacagim sorusu idi. Daha ilk günde hocamızin sıcak samimi davranışları, bu konudaki tecrübesi, kendine olan güveni ve net- izahati açık uslubuyla keyifli anlatımları sayesinde çok şeyler öğrendim. Artık rotamı belirledim. Hocama çok teşekkür ediyorum.

Zeynep Topal (Ev Hanımı, 38)

 

Arkadaşımla yaptığım kısa film denemelerimizi Mehmet Emin Hocam izlemişti. Ve gözlerinin içi parladı. O günü hiç unutmam… Sinemayı seviyorsanız burası kesinlikle adım atmanız gereken biryer. Sadece teknik eğitim değil. Bundan daha fazlası, daha desteklisi, daha candan olanı var burada… Adı gibi şarap gibi biryer… Vakit geçirdikçe güzelleşir, öğrenirsiniz…

Gökçe Dizman (Finans, 32)

meyfilm’de eğitim de dostluklar da harika!

Seray Anıl (Finans, 32)

meyfilm’in en güzel tarafı, kursta teorik ve pratik bilgiler edindikten sonra, eğer kısa ya da uzun metraj bir film çekme hayaliniz varsa ve bu hayal sizin için imkansıza yakınsa, işte orda mey film size en büyük yardımı sunmaya hazır vaziyette beklemekte oluyor. Bir filmin bütün katmanları ile ilgili size sunulan bu destek, filminizi yapmanızda size verilebilecek en büyük destek oluyor. Büyük bir hayal, gerçekleşmeye başlıyor böylece. Şu an uzun metraj film çekimlerinin hazırlıklarına meyfilm’in destekleri ile devam etmekteyim ve yine onların destekleri ile filmin çekimlerine çok yakında başlamış olacağız.

Mustafa Efelti (Yönetmen, 35)

Kısa bir süre içerisinde temel sinema egitimini ögretip `karsisinda durma` seviyesine kadar getiren okul!

Bünyamin Musullu (Yönetmen, 23)

Bir eğitimci olarak katıldığım 4 haftalık sinema atölyesinde sizlerle güzel ve keyifli bir zaman geçirdim. Verdiğiniz bilgiler ışığında gelişen teknolojiyle kendi çapımızda kısa film çekmek ile ilgili bizi motive ettiniz. Kendi adıma söylemek gerekirse vizyon kazandıran çok güzel 4 hafta geçirdik. Eğitim sonrasında verdiğiniz destek için de size ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Öğrenciniz olmak çok keyifli idi. Sizden çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam etmek istiyorum. Sevgi ve Saygılarımla…

Mustafa Bal (NLP Uzmanı, 38)

Yıllardır hep hikayeler, öyküler yazdım. Bir gün hep çekmeyi hayal ettim ama çekememe sebebim öykülerimi teknik bir yapı ile ele alıp senaryolaştıramamdı. Açıkcası bu kadar kısa sürede alacağım senaryo eğitiminin bana katacakları konusunda şüpheler de yaşadım. Kurs bitti ve ben artık senaryo yazıyorum. Mehmet Emin hocaya bu kadar keyifli, eğlenceli ve verimli anlatımından dolayı çok teşekkür ederim. En yakın zamanda tekrar meyfilm’deyim…

Beyza Gözeyik (Haber Yapımcısı, 27)

Bir aylık kısa film atölyesinden beklentimin üstünde verim aldığımı söyleyebilirim. Öncelikle Mehmet Emin Hoca amiyane tabirle geyik yapmadan öte yandan da hiç sıkmadan bilgiyi en kolay anlaşılır ve sade şekilde aktarıyor. Özellikle işimize yarayacak püf noktaları verirken, tüm soruları da sabırla yanıtlıyor. meyfilm ekibi derinliği olan hem gönle hem akla dokunan işler çıkarıyor benim kısa sürede gördüğüm kadarıyla. Yeni bir şeyler öğrenme ve üretme hevesiyle bitirdim kursu. Film gecelerine katılmayı da sabırsızlıkla bekliyorum.

Ece Gül (Biyolog, 32)

Bir şeyler yazıp çizen, kendince bir şeyler çekmeye çalışan biri olarak ne kadar doğru bir yere adım attığımı anladım. 4 haftalık Kısa Film Atölyesi beklediğimden fazlasıyla ihtiyacımı karşıladı. Aldığımız teknik bilgi işin sadece basit bir kısmı. Ama Mehmet Emin Yıldırım’ın düzgün, yardımcı ve karşılıksız öğretici tavrı artık meyfilm’e binbir bahaneyle adım atma kararı aldırdı. Bunun için kendisine çok teşekkür ederim. Bilgisinin yanında bir felsefeye de bağlı olması beni ayrıyeten etkiledi. İşin sadece kabuğunu değil özünü de algılamış olması ve o şekilde aktarması çok güzel. Kendisini tanımaktan ötürü çok memnun oldum. Kendimi de çok doğru bir karar aldığım için tebrik ederim…

Gökçe Dizman (Bankacı, 31)

Bilgi deryasısınız Mehmet Hocam. Var olan üç beş bilgime, atölyenizle kısa sürede bir dünya eklediniz. Bakış açımı bilgilerinizle güçlendirdiniz… İyi ki sizi tanıdım. Çok başarılı olun inşallah. Sizi de alkışlayıp, gurur duyacağımız günler yakın. Engin bilgilerinizi hiç sakınmadan bizimle paylaştığınız için minnettarım size. Teşekkürler Meyfilm.

Hülya Ertekin (Animasyon Şirketi Sahibi)

Etkinlik çok güzel ve verimli bir etkinlikti. Etkinliğe katılabilmek için bir fotoğraf yarışması oluşturup beğendiklerinize- seçtiğiniz fotoğrafların sahiplerine temel fotoğrafçılık eğitimi vermeniz çok güzel bir fikirdi. Çok sıcak bir ortamda temel fotoğraf eğitimleri alabildik. En kısa zamanda profesyonel bir fotoğraf makinesi alabilmeyi çok istiyorum. Umarım yeniden görüşebilme imkanımız olur.

Mert Balak (Serbest Meslek, 31)

Sinema ya da fotoğrafçılığa meyletmek için MEY’e uğramak şart…

Ali Yılmaz (Oyuncu, 32)

meyfilm’den almış olduğum fotoğrafçılık eğitimi sayesinde kendimi çok geliştirdim… Kadraj ayarlaması, diyafram, ışık, iso ve daha sayamadığım birçok önemli bilgiyi benimle paylaşan Mehmet Emin Hocam ve Abdurrahman Hocam’a çok teşekkür ederim…

Mustafa Sami Erman (Dekoratör, 36)

Sinema denilen düşler dünyasına soktunuz bizi. Sevgili Mehmet Hocamız benim kutup yıldızım oldunuz. Birde oradan nasıl ayrılacağımı gösterin ne olur. Bırakamıyacağım çok belli.

Yücel Yedikardeşoğlu (Eczacı, 55)

meyfilm senaryo eğitimine katıldım.

Eğitime başlayana kadar internet üzerinde okuduğum yüzlerce makalenin, birbirinden farklı bilgiler ve temel kavramları farklı dillerde açıklayan yazıların karıştırdığı kafam aldığım bu eğitim sayesinde yerine geldi 🙂 Senaryo’nun matematiğini çözmek istiyorsanız, doğru yerdesiniz.

Gerek ders anlatım tarzı, gerekse yapıcı eleştirileri ile Mehmet Hoca ile çalışmak, insanın kendine olan özgüvenini arttırmakla birlikte başarının aslında hiç uzak olmadığını aklınızın bir köşesine dantel gibi işliyor.

Özgür Teoman (İthalat-İhracat, 40)

Her ne kadar ücretsiz bir atölye çalışması olsa da gayet samimi ve içten olmakla birlikte katılımcılara bir takım bilgiler verebilmek ve öğretebilmek için çaba ve gayretlerinizden dolayı teşekkür ediyorum. Benim açımdan çok faydalı ve başarılı oldu. Bu hassasiyet ve içtenliğinizle ileride daha geniş kitlelere erişeceğinize eminim. İleriki zamanlar içerisinde tekrar görüşmeye devam edeceğiz. Dostluk ve arkadaşlığınızın samimiyeti bir çok şeyi başarmanız için siz değerli insanlara her zaman kazandıracaktır. İlginiz ve çabanız için meyfilm’e tekrar teşekkür ederim…

Serdar Ertemur (Serbest Meslek, 46)

Samimiyetiyle karşı tarafın gerilmesine ya da kasılmasına fırsat vermeyen, ele kaldığı konuyu dinleyenler eşliğinde derinlemesine inceleyip mevcut birikimini paylaşmaktan çekinmeyen, ezbere dayalı yalın/salt kavramlar vermekten ziyade kavramların etimolojik kökenlerine, mefhumlarına inerek kalıcı olmasına katkıda bulunan, yani söz etmek yerine ‘bahs’ eden ve yine bunu yapıyorken alanla (sinema) ilintili birçok noktaya, örneğe ve de alana (diğer) değinerek ipucu fısıldayan Mehmet Emin Yıldırım hocama ve meyfilm’e teşekkürlerimi sunuyorum.

Yalnızca, etkin olarak film yapmak/çekmek isteyenlerin değil farkında olarak (şuur) film seyretmek isteyenlerin de ekibinizden alacağı çok şey olduğu kanaatindeyim. Ülkemizde, çoğunluk tarafından, Nuri Bilge Ceylan ‘ın da etkisiyle yeni yeni farkedilmeye ve ilgi duyulmaya başlayan, başlayacak olan sinema sanat ve zanaatına katkılarınızdan dolayı tekrar tekrar teşekkür ederek takrizimi hitam’a ve hatem’e (mühür) erdiriyorum. Saygılar.

Mühürlenmiş Takriz 🙂 (Bahs: birşey çıkarmak adına toprağı eşelemek)

Kerem Evcil (Felsefe Öğrencisi, 25)

Sevgili Mehmet Emin YILDIRIM kardeşim,

Sizin ile Maviyüzler aracılığı ile Abdurrahman KURT kardeşimi orada tanıyarak tanıştım. Tiyatro, dizi, film, oyunculuk sektörünün hasbelkader içinde olan ve mühendislik, teknik alt yapısına sahip biriyim.

Bir çok şey ile hayatta hem profesyonel olarak, hem de hobi mantığında uğraşmaktayım. Bilgi, öğrenme benim için çok önemli ve kıymetli. Bildiklerimin üzerine bir şeyler daha katmak hep istediğim bir şeydir.

meyfilm ve sizler, orada tanıştığım arkadaşlar hep buna destek oldunuz. Sektörde kullanılan makinalar (fotoğraf, film vs), ekipmanlar hakkında verdiğiniz bilgiler ve sinemanın tarihi, fotoğrafın tarihi ve bunlara her noktada emek verenleri de aktardınız bana, bu çok değerliydi, dostluk ortamınızda bunları zevkle dinledim ve algıladım. Keşke çok çok yoğun olmasam ve çok çok zamanım olsa da paylaşımlarımız sizlerle yüzyüze daha da çok olsa. Emeklerinize çok teşekkür ederim . Herkese sizi ve yaptıklarınızı tavsiye ederim, ediyorum.

Herkese çok selamlar. Saygılarımla.

Selçuk Özgüner (Makine Mühendisi, 39)

Kendini sinefil olarak tanımlayan kişilerin mutlaka uğraması gereken atölye. Evet burası atölye. İleride projelerimle mehmet hocayı rahatsız edeceğim. 🙂

Salih Erdoğan (Devlet Memuru-Öğrenci, 26)

meyfilm’e gitmeden önce birkaç kursta bizzat bulunup karşılaştırma fırsatı edindim. Benim için meyfilm’in farkı, yönetmen ve eğitmen Mehmet Emin Yıldırım’ın güzel enerjisi ve sinemaya bakışındaki entellektüel derinlik oldu: Yani atölyedeki derslerde pratik çalışmalarla beraber Mehmet Emin Yıldırım’ın sinemanın felsefe, mitoloji ve edebiyat ile olan ilişkisini harmanlayan yorumları oldu. Bu özelliklerle bu atölye, sinemaya bakış açınıza çok şey katacak ve sizi de mutlaka etkileyecektir…

Mustafa Efelti (Rehber, 33)

Sinemaya giriş yapmak isteyen ve sinemanın temel taşlarını öğrenmek isteyen arkadaşlar için yararlı bir kurs olduğunu düşünüyorum. Benim için gerekli olan bilgileri aldım ve benim için çok yararlı bir kurs oldu. İki aylık eğitim sonucu memnun kaldığım için 5 aylık kursa devam etme kararı aldım.

Arno Korucu (Borsacı, 33)

Bir kısa film atölyesine gitmek istiyordum ve bir gün internette tesadüfen ‘meyfilm’ diye bir yer gördüm, hem de istiklal caddesindeymiş, gidip konuşayım dedim. Gittiğimde Mehmet Emin hoca ders anlatıyordu benim de derse katılabileceğimi söyledi. Oturdum dersin bitmesini beklerken, derslerin nasıl geçtiğini gördüm ve bu konuda ne kadar istekli olduğumu anladım. Çok sıcak bir ortam vardı. Kurs başladı dersler çok verimli, iyi bir şekilde geçerken bir gün arkadaşımla birlikte derse gelmemiz için Mehmet Emin hoca’dan izin istedim ve Mehmet hoca arkadaşımın misafir olarak katılabileceğini söyledi. Arkadaşımın konuyla alakalı bir bilgisi olmadığından dolayı sıkılıcağını ve bana çıkışta “bu ne lan sen napıyosun burda, çok sıkıcı şeyler bunlar, kısa film için bu kadar konuşmaya gerek var mı” gibi şeyler söylemesini beklerken dersten çıkıp, nasıl geçti ders diye sorduğumda “çok eğlendim, hoca çok güzel anlattı sabaha kadar dinlerdik ders bitmese” gibi şeyler söyledi. Çok şaşırdım. Daha sonra bu konuda çok fazla ilgili olmaya gerek yok zaten diye düşündüm. Çünkü hocamız güzel ve akıcı bir şekilde anlatıyor ve dinleyenlerin nasıl anlayacağını bilerek konuşuyor. Bu derste bir insanın aslında sıkılmasının mümkün olmadığını anladım ve arkadaşım “bende mi gelsem artık derslere hangi günler oluyor saat kaçta” demeye başladı. Kursun sonlarına doğru dersler bittikten sonra keşke bir daha bir bahaneyle gelsek buraya derken film geceleri başladı ve artık müsait olduğum cuma akşamları o arkadaşımla birlikte film izlemeye gidiyoruz. Tesadüfler beni her zaman iyi yerlere götürdü iyi ki internette gezerken meyfilm’i görüp gitmişim, teşekkürler internet, teşekkürler meyfilm, teşekkürler istiklal caddesi 🙂

Müşerref Çakıroğlu (Öğrenci, 19)

meyfilm’i herhangi özel bir sebeple seçmedim. Birkaç film atölyesinin adresini bir kağıda yazdım ve bir sabah, birini seçmek üzere, hepsiyle görüşmeye gitmek için evden çıktım. Neyse ki ilk sıraya meyfilm’i yazmışım böylece herhangi başkalarına gitmeme gerek kalmadı. Mehmet Emin hocamla konuşmaya başlamamızın ikinci dakikasında ondan ne kadar çok şey alabileceğimi fark ettirdi bana.

Atölye beklediğimden daha derin bir sinema bilgisi kattı bana. Dersler hiçbir zaman boş, sıkıcı veya gereksiz bilgiler içermiyor. Hep birinde sohbetsi ders havası var. Yerimizin de dar olması iyice sıcacık yapıyor, hem dersleri hem film gecelerini.

Ancak ben yapımcı olacağım, bu işe ilgim var ama parasal kısımla daha ilgiliyim diyorsanız gelmeyin. Yok sinema benim büyük bir hobim ve bunu daha da ilerletmek istiyorum derseniz yine gelmeyin derim. Çünkü burada ders aldıktan, sohbet ettikten, bir iki film gecesine geldikten sonra, sürekli sinema üzerine düşünmeye başlamak ve hobinin yaşamın merkezine gelmesi çok muhtemel. Anlatmak istediklerinize dair, sinemanın beslendiği alanlara olan ilginin yoğunlaşması da çok muhtemel. Sinema konusunda insanın bakış açısını ve vizyonunu (vizyon da Visio kökünden gelir görüş, görme işi demektir; hocam bilir) hatta misyonunu bile değiştiren, geliştiren atölyeme ve Mehmet Emin hocama çok teşekkür ediyorum. Daha buralardayım.

Metin Arslan (Öğrenci, 23)

Öncelikle geç kalmış bır mesaj bu, kişisel sebeplerden dolayı yaklaşik 2-3 aydır meyfilm’den ayrı kalmanın üzüntüsü içerisindeyim. Gerçekten çok şey öğrendim meyfilm’den hem sinema adına hem de hayat adına… Sinema konusunda bir şeyler öğrenmek isteyen ardadaşlara sesleniyorum; meyfilm gercekten sizin bu öğrenme ihtiyacınızı giderecektir, emin olun; çünkü Mehmet Emin hocanın bilgisi sizi şaşırtacaktır, onun farklı tarzı ve yorumları sinemanıza yeni bir heyecan katacaktır. Belki söylediklerim abartılı gelebilir ama ben kalbimden gelen sesi yazıya aktarıyorum. Mehmet Emin YILDIRIM, Abdurahman KURT hocalarıma ve diğer herkese cok teşekkürler…

Ömer Şener (Öğrenci, 23)

Ben güzel sanatlar fakültesi yetenek sınavına hazırlanmak için annem ile birlikte kurs ararken 2 tane kurs gözüme çarptı birisi değerli Hocam Mehmet Emin Yıldırım’ın yapım şirketi meyfilm diğeri Birol Güven’in yapım şirketi Made In Turkey. Ancak biraz araştırmam sonucu ders işleniş biçimi olsun, konu ve detaylar olarak meyfilm bana daha cazip geldi. Ben Kartal semtinde oturuyorum ve diğer yapım şirketi bana daha yakın olmasına rağmen her şeyden fedakarlık edip meyfilm’i tercih ettim ve de pişman değilim: derslerden, hocamdan, ortamdan. Çalışmalar çok zevkli geçiyor. 2 aylık eğitimim bitti, 5 aylık eğitime devam edicem. Ortam olarak, ders olarak, muhabbet ortamı olarak seçilebilecek en güzel ortam. Teknik olarak pratiğim olmasına rağmen atölye her açıdan çok faydalı ve insanı bu işe daha çok bağlıyor. Mesela 2 aylık kursu bitirenler kısa film çekerek kursta öğrenilenleri somut olarak yansıtma şansı buluyorlar. Ben 2 aylık kursu bitirdim, direk uzun metraj film için çalışmalara başladım. Her zaman yanımızda olan verdiği destekler ve her zaman vereceği destekler için saygıdeğer Mehmet Emin hocama çok teşekkürlerimi iletiyorum ve meyfilm’e de çok teşekkür ediyorum, çok doğru bir tercih yapmışım.

Buğra Sağdıç (Öğrenci, 17)

Sinema öğrenmek gerçekten samimi, doğal bir ortam gerektirir. Film çekmeyi öğrenmek isteyen sinema tutkunlarına film çekmenin, kolaylıklarını, nasıl yapılması gerektiğini (ışık, senaryo, yapım öncesi, yapım sonrası konuları..vb.) anlaşılır bir dilde, öğrenciyi sıkmadan anlatmak gerçekten çok zordur. Çünkü sanata odaklanmak, sanatı içselleştirebilmek ve sanat yapabilmek kolay bir şey değildir. Öğrencilerine bu eylemleri sağlayabilen meyfilm’in değerli hocası Mehmet Emin Yıldırım’ı tanıdığım ve ondan bir şeyler öğrendiğim için mutluyum. Çekmiş olduğum kısa filmimde bana çok fazla katkısı oldu. Gerçekten film çekerken ne kadar ilkeli olmamız gerektiğini, yönetmenin nasıl bir duruş sergilemesi gerektiğini bize anlattığı, anlatabildiği için hocamıza çok teşekkür ediyorum.

Nurullah Çiğdem (Yönetmen, 26)

Teşekkürler meyfilm… Kısa zamana çok şeyi sığdırdığınız ve güzel bir çalışmaya vesile olduğunuz için… Teşekkürler Mehmet Hocam…

Münevver Şamlı (Tercüman, 26)

Film yapım ve yönetmenlik atölyesi sinema üzerine farklı bir bakış açısı kazanmamı sağladı. Ayrıca sinemayla uğraşmak isteyen biri olarak planlarımı bir çerçeveye sokmama ve daha gerçekçi adımlar atabilmeme yardımcı oldu. Mehmet Emin hocanın sinemayı anlatırkenki heyecanı meyfilm’in içten bir iş yaptığını yeterince gösteriyor zaten…

Oğuzhan Üstün (Öğrenci, 19)

meyfilm’e neden gitmelisiniz;

Mehmet emin hoca yaşça genç belki ama sinema tarihi, kuramları ve en önemlisi uygulamaları konusunda oldukça bilgili ve tecrübeli. Yüksek enerjisi ve sinemaya olan aşkı ile bizlere bildiklerini hep bu şekli ile 3 boyutlu aktardı ve bizler de dersleri böylece ilgi ile takip ederek sinemanın 1900′ lerden bugünlere nasıl geldiğini, hangi ünlü yönetmenlerin ne gibi katkılar sağladığını ve biz günümüzde o yapılanları artık nasıl yapıyoruz, yapmalıyızı öğrenmiş olduk..

çok güzel bir yerde, ara kafenin solundan aşağı salın, wii barı geçince sağda

5,6 kişi olur ort, kişiye özel gibi sinema eğitimi, arada teras sigara çay keyfi

senaryo şeklen nasıl olmalı, ışık açıları, ses ve uygulamaları, slr kameralar ve video özellikleri

fiyat çok uygun, içerik de dolu olduğundan bittiğinde 2 katını da verseydim çok değilmiş diyeceksiniz.

izlediğiniz filmi yönetmen gözüyle de görebilmek ve daha iyi anlayabilmek için..

tabii ki ilginiz varsa (sanırım var ki burayı okuyorsunuz) kendi filminizi çekebilmek için..

Mustafa Çalışır (Bankacı, 38)

Üç yıldır sinema öğrencisi olmama rağmen okulda alamadığım çoğu bilgiyi ve izlediğim filmi eleştirebilme cesaretini kazandım. Sinemayla ilgili olan hevesimi kaybetmek üzereyken Mehmet Emin Hocam sayesinde o hevesimi ve heyecanımı yeniden buldum. Bütün bu kazanımlarımın yanında meyfilm’in içerisindeki dostane ortamlar sayesinde yeni arkadaşlıklar ve gerçekten sinema konuşabileceğim bir ortam kazandım. Bu sayede hayatımda sinema ders olmaktan çıktı. Mehmet Emin Hocam sayesinde sinemaya bakışım değişti. Bu nedenlerle meyfilm’deki eğitim sürem tamamlanmış olsa da oradan tamamen kopabileceğimi sanmıyorum 🙂

Gizem Karakurt (Sinema-TV Öğrencisi, 23)

Ben açıkçası atölyeden çok memnun kaldım ve çok şey öğrendim. Öğrendiklerimizi pratikte kullandığımızda zorluk çıkmadı. Ama onun dışında belki biraz daha pratik dersler olursa daha da yararli olabilir. Onun dışında ortam, insanlar çok güzel ve keyifli. Öğretilenler ise çok açık ve herkesin anlayabileceği bir dildeydi. Ben açıkcası Film Yapım ve Yönetmenlik kursunun bana cok şey kattığını hissediyorum.

Hazal Hanquet (Öğrenci, 17)

meyfilm’e ilk gittiğim gün oradakileri hemen sevmem ve kendime yakın hissetmem benim açımdan tuhaftır:) Girdiği ortamlara hemen uyum sağlayamayan soğuk yapılı biri olmanın verdiği uzaklığı meyfilm’de hiç hissetmedim. Saygılı ve samimi davranışlarının yanı sıra, sinemanın teknik ve entelektüel boyutunu çok iyi bilen ve bunu öğretmek için hevesli genç yönetmenimiz Mehmet Emin Yıldırım’ı mutlaka tanımak gerektiğini düşünüyorum. meyfilm’e yolunuz düşerse bilin ki, derinlikli bir sinema öğretisinin içindesinizdir. Yaşamı anlamlandırma arayışında, içsel yolculuklarda, ruhsal dönüşümlerde sinemanın ne kadar büyük bir katkısı olduğunu bir tek meyfilm’de öğrendim, meyfilm’de emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.

Özlem Baydar (Sinema-TV Öğrencisi, 21)

Neredeyse bir sinema okulunun insana bir ders sezonunda verebileceği bilgiyi, 3 hafta içinde Mehmet Emin hocamdan aldım. Katıldığım ilk kurs olmasına rağmen, şu an kendimi yeterince bilgili ve sinemaya hazır hissediyorum. İyi bir kurs insana yazacak konu ya da öykü vermez ya da herhangi sihirli bir başarı formülü. İyi bir kurs insana kendi sihirli formülünu bulmak için ter dökmeyi öğretir. Gece uykudan kalkıp senaryoyu bitirmediğim için vicdan azabı çekiyorsam, bilgisayarın başına geçip, gözlerim kapanana kadar yazmaya devam ediyorsam demek ki; meyfilm`de bana ter dökmeyi öğretmişler. Teşekkürler Mehmet Emin Hocam !

Ünal Mammadov (Üniversite Öğrencisi, 22)

Sinemaya olan ilgimi daha bilinçli bir hale getirmek istiyordum. Çalışma saatlerimin İstanbul’daki eğitimlere ters gelmesi nedeniyle ümidimi yitirmek üzereydim ancak meyfilm’in eğitim saatlerini ayarlamak için çaba göstermesi ilk olumlu adımdı benim için.

Mehmet Emin Bey’in öğrencilerine yönelik iletişimi oldukça yapıcı, motive edici ve arkadaşça idi. Her türlü sorunuza içtenlikle cevap vermeye çalışan bir yapıya sahip. Öğrenciyle ne zaman konuşmaya başlasa önünde duran ve açık olan bilgisayarın ekran bölümünü her defasında kapatıp iletişim kurmaya çalışması kişilere verdiği önem konusunda etkili bir ipucu olsa gerek…

Sahip olduğu bilgi ve deneyimlere yönelik yorum yapmam haksızlık olacaktır. Şunu söyleyebilirim ki alanında kendini oldukça geliştirmiş düzeydedir ve sinemayı hayatın birçok alanıyla birlikte tutmaktadır. Ortam için söyleyebileceğim ise şudur; oldukça samimi bir ortam sağlanmış olup, öğrenciler kendilerini rahat hissetmektedir.

Süreç ise oldukça açıklayıcı ve kapsayıcı haldedir. Yani sinemanın her türlü unsurundan söz edilmektedir. Dolayısıyla sinemanın ne olduğunu tanıma fırsatını yakalayabiliyoruz, benim için öyle oldu. Kısa dönemlik çalışmaya dahil olmama rağmen. Benim için tek eksik kalan tarafı uygulama yapamadan ayrılmış olmam. En kısa sürede uzun dönem eğitimlere katılıp öğrendiklerimi pekiştireceğim. Mehmet Emin Bey’e bana kattığı bilgiler ve samimi yaklaşımından dolayı çok teşekkür ediyorum.

Sezer Avcı (Psikolog, 35)

Mehmet Emin Yildirim (29) meyfilm şirketinin kurucusu başarılı bir senarist ve yönetmendir. Çocukluğunda başlayan sinema sevgisi, aldığı sıradışı eğitimler, entelektüel birikimi ve bitmek bilmeyen enerjisi ile kariyerinde ilerlemektedir. Mehmet Emin sinemaseverlerle tanışmak ve filmler üzerinden keyifli sohbetler etmek için şirketinde sinema günleri düzenlemeye başlar. Ne var ki film izlemek için gelenler önlenemez şekilde yönetmenlik ve senaryo yazarlığı eğitimi alma isteği duymaktadır. Kimi katılımcılar Mehmet Emin’in büyücü hatta doğaüstü güçleri olan bir uzaylı olduğunu iddia ederler. Sıradışı olaylara bir yenisi daha eklenir ve bu kez de söylentiyi çıkaranlar gizemli bir şekilde kaybolmaya başlarlar. Mehmet Emin ise yönetmenlik ve senaryo yazarlığı eğitimi vermeye başlamıştır bile. Mehmet Emin gerçekten uzaylı mıdır yoksa entelejansiyal güçleri ile katılımcıları bilinç alemine taşıyan bir otör yönetmen mi? Bu, gerçekte Mehmet Emin’in değil sinemaseverlikten yönetmenliğe ve senaryo yazarlığına adım atanların hikayesidir…

Ahmet Egemen (Avukat, 35)

meyfilm’e başlama nedenim sinemada pratik bilgim olduğu kadar teknik bilgimi de geliştirmek istememdi. Açıkçası ilk derse deneme amaçlı gitmiştim sonradan devam edeceğimi düşünmüyordum, ama öyle olmadı. Mehmet Emin hocanın müthiş akademik bilgisine hayran kaldım. Bıraksan bir filmin tek bir sahnesi hakkında sabaha kadar anlatacak o kadar çok şeyi vardı ki normal bir sinema izleyicisinin aklından geçemeyecek detayları farkedip gösterebilirdi. Bununla birlikte atölyenin ve sınıfın samimi ortamı dersleri daha da eğlenceli kıldı. Derslerde sinemanın tarihinden kamera, ışık kullanımına kadar her şeyi gördük. Atölye sonunda kısa filmlerimizi çektik. Sınıftaki herkes için çok keyifli ve öğretici bir deneyim olduğunu düşünüyorum sinemayla ilgili birşeyler öğrenmek isteyen herkese tavsiye ederim.

Buket Sarar (Yönetmen Yardımcısı, 24)

meyfilm’in en beğendiğim yanı eğitimde nicelikten öte niteliğe önem vermesi. Bunu şundan dolayı söylüyorum: Öncelikle öğrenci sayısını daha çok para kazanmaya değil daha kaliteli eğitime göre ayarlıyorlar. Bu sayede herkesin isteğine genel gidişatı bozmadan cevap verebiliyorlar. Benim isteğim film çekebilecek özgüveni sağlayacak bilgiye ve deneyime sahip olmaktı. Kurs biteli 2 ay olmadı ve 3. filmimi çekiyorum. Daha önce de birçok kursta eğitim almıştım ama bana kalan sadece aldığım hiçbir işe yaramayan sertifikalar olmuştu. Son olarak burada eğitim almak isteyenlere tavsiyem: Ne yapmak istediğinize karar verin gerisini hocalarımıza bırakın. Şimdiden tebrikler…

Yusuf Kenan Yasan (Kuyumcu, 32)

Senaryo atölyesi, Mehmet Emin hocayla oldukça verimli geçti. Bire bir aldığım ders, karşılıklı konuşmalar ve tabi ki hocamın anlatımıyla eğlenceli hale geldi. Bu atölyenin ardından baktığımda senaryo yazarken aklımda soru işaretinin kalmadığını görüyorum. Senaryoyla ilgilenen her arkadaşa tavsiye edebilirim.

Ezgi Hotalak (Sinema-TV Öğrencisi, 22)

Atölyeye başlamadan önce filmler hakkında değerlendirme yaparken “Beğendim” ve “Beğenmedim” kelimeleri arasında bir seçim yapıyordum. Atölyede edindiğimiz kapsamlı bilgi birikimi ile öncelikle bu basit değerlendirme yöntemimden kurtulmuş oldum. Açıkçası bu atölye senaryo yazımından, film çekimine bize işin mutfağının nasıl olduğunu gösterdi. Bunu uygulamalı olarak deneyimlememiz ayrı bir güzellikti. Mehmet Emin hoca iki ay gibi kısa bir sürede sinema anlamında bizi baştan yarattı. Emekleriniz için çok teşekkürler hocam !

Numan Yılmaz (Matematik Mühendisi, 25)

İlk başlarda eğitmenlerin özellikle Mehmet Emin Yıldırım’ın çok genç olması beni rahatsız etmişti. İlk derse başlamadan önce biraz tedirgindim. Ama dersten sonra bu düşüncem değişti. Verimli geçen iyi bir eğitim aldığımı söyleyebilirim. Teşekkürler…

Çağdaş Öztürk (Makine Mühendisi, 31)

Benim için bilgilendirici, tamamlayıcı bir eğitim oldu. Teorik değil, pratik ağırlıklı olması, çekindiğim, kendime güvenemediğim açıklarımı kapatmamı sağladı. Keyifli, neşeli, samimi bir ortamdı. Mehmet Emin hocanın bilgi ve tecrübesi iç rahatlatıcı bir rehber oldu. Şimdi “yazmaya çalışıyorum” yok “yazıyorum” var. Teşekkürler meyfilm 🙂

Berna Küçüközen (Mali Müşavir, 35)

Film Yapım ve Yönetmenlik Atölyesine katıldığım ‘meyfilm’e ve bilgisini, deneyimlerini aktaran sevgili Mehmet Emin Yıldırım Hocam’a, fotoğrafçılık ve kamera konusunda bilgilendiğim değerli Abdurrahman Kurt Hocam’a sonsuz teşekkürler. meyfilm’i bu konuya ilgi duyan herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Sevgilerimle…

Itır Ertan (Güzel Sanatlar Seramik Bölümü, 40)

meyfilm ile tanışmam eylül ayında başlayan Film Geceleri etkinliği ile oldu. Açıkcası ilk gidişimden önce neyle karşılaşacağımı pek bilemiyordum, çok fazla bir beklentim de yoktu. Ama meyfilm tam anlamıyla benim için güzel bir sürpriz oldu. Mehmet Emin Yıldırım sinemayı çok seven, hem teknik hem de entelektüel donanımı olan bir eğitmen. Sinemayla ilgili sevdiği, keşfettiği şeyleri öğretme, paylaşma arzusu inanılmaz. Onun yarattığı samimi ortamda, her Cuma gecesi yeni bir yönetmen ve film üzerinden yaptığımız sohbet ve tartışmalarla, farklı bakış açılarının, gözümüzden kaçan detayların, anlayamayıp sorguladıklarımızın peşinden giderek sinemayı ve hayatı daha iyi anlamaya başladığımı düşünüyorum. Çok teşekkürler.

İge İncekara (İhracat-Pazarlama)

Çok uzun bir süreçte öğrenebileceğimi düşündüğüm bir çok şeyi ilk üç ders içerisinde bir nevi aydınlanmalar yaşayarak öğrendiğimi söyleyebilirim. Sonraki dersler biraz didaktik oldu, konu çok teknik düzeydeydi. Mehmet Emin hocanın mühendislik eğitiminden dolayı oluştuğunu düşündüğüm kavramlarla düşünme yeteneği onu çok ayrı bir yere koyuyor.

Yasemin Erkut (Elektronik Mühendisi, 50)

Ankara’da yaşayanlar bilir, sinema açısından buralar hala çorak bir bozkır gibidir. Tek tük yeşermiş fidanlar vardır yalnız; onlar da kendi çabalarıyla büyümeye çalışırlar. Bu sebepten dolayı O.D.T.Ü’ni bitirdikten sonra sinemayı öğrenebilmek için İstanbul’a geldim. Bir süre sonra şans eseri internette okuduğum sinema eleştirisinden M.E.Y’a ulaştım. Kısa bir süre sonra kendisiyle buluştuk ve Mehmet Emin Yıldırım’da sinemaya dair öğrenebileceğim çok şey olduğunu gördüm. A’dan Z’ye sinemaya dair her şeyi öğrettini söyleyebilirim ve şimdi kendi başıma birçok projeye imza atmaya başladım. M.E.Y’dan çok şey öğrendim. Teşekkürler…

Buğra Ahlatçı (Yüksek Lisans Öğrencisi, 24)

meyfilm’deki “Film Geceleri”, yaklaşık altı aydır cuma akşamlarımın vazgeçilmezi oldu. meyfilm sayesinde tanışmış olduğum yönetmenler ve bana kazandırmış olduğu farklı bakış açıları, Mehmet Emin Yıldırım’a yaratmış olduğu sıcak ortam ve pozitif enerjisi için teşekkür ediyorum.

Dürefşan Saynaç (Bankacı, 40)

Üniversite tercihlerinde radyo tv sinema bölümünü tercih etmediğim için çok pişman olmuştum ama şuanda ise iyi ki seçmemişim diyorum. meyfilm’de almış olduğum 2 aylık film yapım ve yönetmenlik atölyesinde radyo tv sinema 2. sınıftaki arkadaşlarımdan daha fazla yol kat ettiğimi gördüm. Ayrıca film gecelerinde birçok yönetmeni tanımakla birlikte sinemanın felsefi boyutunu işlemekte ve filmlerdeki metaforik anlamları analiz etmekteyiz. Saygıdeğer Hocam Mehmet Emin Yıldırım’a müteşekkirim.

Melih Kaan Adıgüzel (Turizm Öğrencisi, 20)

Mesleğim dışında ilgi duyduğum farklı alanlarda kendimi geliştirmek üzere katıldığım sinema eğitiminde beklentimin ötesinde bir birikime sahip oldum. Bu atölyede genel kavramlar ve sinema tekniği dışında klasik bir sinema eğitiminden farklı olabilecek neleri keşfetme fırsatı yakaladığımı birkaç cümleyle aktarmak istiyorum: Eğitimi, Mehmet Emin Yıldırım’ın mentorluğunda başlayan ve eğer ilginizi çekerse hiç bitmeyen bir aydınlanma, sinema dünyasına eğlenceli bir girişin kısa yolu olarak tanımlayabilirim. Sıradışı bir sıralama ile katılımcının ilgisini zirvede tutan interaktif bir workshop hazırlanmış. Sadece sinemayı değil, özünde insanı analiz ediyor, beden-zihin-kalp-bilinç farkındalığını katılımcıya sunarak ufkunu genişletiyor, diğer bir tabirle mavi yerine kırmızı hapı sunuyor. İçindeki Neo’ya kulak veren herkesin katılmasını tavsiye ediyorum.

Onur Meral (Elektrik& Elektronik Yüksek Mühendisi, 29)

Sinemayla bir kaç yıldan beri olağanın epey üstünde ilgilenmem bir şekilde beni Mehmet Emin Hoca’yla tanışmaya itti. Bu da benim için büyük şans olmuş meğer. Atölyenin her dersinden “şu ana kadar hiç bir şey bilmiyormuşum- sanırım artık herşeyi öğrendim” düşüncesiyle değilse de hissiyatıyla çıkmak beni film gecelerinin de müdavimi haline getirdi. Tüm hafta Cuma gecesini iple çekiyorum artık o sıcak ortamda aynı paydada buluştuğum insanlarla bir film izleyip bir kaç saat sinema sohbeti yapabilmek için…

Göktürk Değirmenci (Elektronik Mühendisi, 26)

meyfilm’den aldığım “Senaryo Yazarlığı Eğitimi” benim için ihtiyacım olanı nerede ve nasıl bulacağımı, yarattığımı nereye ve nasıl koyacağımı öğrendiğim bir süreç oldu. Profesyonel bir senaryo ile doğaçlama bir dedikodu yahut antik bir mit ile yalandan bir özür arasında senaryoya, dramatik yazarlığa dair, bu zamana değin gözümün önünde olan ama fark edemediğim benzerlikleri bulmanın verdiği aşmışlığı da bu eğitime borçluyum.

Kısa film öyküsünü, uzun metraj bir filmin öyküsünün kısası zannedip, hem kendime hem katıldığım yarışmadaki jüriye işkenceler çektirdiğim ilk basamaklarımdan bu yana uyuşamadığım, tutunamadığım “Senaryo Terimleri ve Kuralları” coğrafyasının trafiğine, gerekli levhaların, trafik ışıklarının ve “kime sorsanız gösterir”deki “kimi insanların” yerleştirilmesi de bundan sonra her zaman işimi kolaylaştıracaktır.

Gelelim sadede. Sadede (kolay) gelemem adını verebileceğimiz yaptığım her işte nükseden huyumun, eski lahitlerde benim için sipariş verilmiş bir lanet olmadığını, kontrol edilebilir bir alışkanlık olduğunu fark etmem ve bunu izlediğim, hatta kafamda dönen filmleri, istersem birkaç cümle ile anlatmakla kendime kanıtlamam, şansız öz tarihimde çağ kapatıp çağ atlatacak bir başarıdır.

Bir meyfilm eğitimi daha alacak oluşumun kesinliği ile üç noktayı koyuyorum…

Ömer Koçhan (Elektronik Mühendisi-Devlet Memuru, 24)

AYNI RÜYAYI GÖREN İNSANLAR CEMİYETİ

“Dün gece seni rüyamda gördüm” dedi birisi. Acaba ben de kendisini görmüş olabilir miydim? Hem de aynı rüyanın içinde. Sonra birden gözlerim açıldı. Galiba açılan gözlerim değil, yüreğimdi bu kez. Hem de aynı rüyanın içinde, hayatın içinde. Yıllardır aradığım ama farkında bile olmadığım eksik yanımı buldum “meyfilm Film Yapım ve Yönetmenlik Atölyesi”nde. Bi an kendimi gördüm gözlerim yaşarırken, kendi gözlerimden, hem de ilk kez bu kadar yakından gördüm. Bela Tarr, Kieslovski, Tarkovski… Bir varmış, bir yokmuş. Sanki bilinçaltımda bu yönetmenler varmış, yaşamış, ama benim haberim yokmuş. Evrenin dilinin, böylesine güzel, böylesine sade ve böylesine bir görsellikle anlatılabileceğini bilmezdim, bilemezdim ben. Herkes için aynı etkiyi yaratmayabilir bu dolu dolu iki aylık yolculuk. Tıpkı nefesleri tükenmemiş, bağlı gözlerin düğümlerini çözemediğiniz gibi.

Her şey için teşekkürler Mehmet Emin YILDIRIM.

İsmail Özer (Matematik Öğretmeni-Yüksek Lisans Mezunu, 28)

Tophaneden yokuşu olanca doğallımla çıktıktan sonra ve galatasaray otoparkına vardıktan sonra, acaba bir dahaki sefere arabayla gelsem de buraya mı bıraksam arabamı gibi saçma düşünceler kafamda cirit atarken ve meyfilm’in kapısına yaklıştığımı farkederken… Dışa vuramadığım bir sürü karmaşık duygunun tekme ve yumruklarıyla birlikte kendimi meyfilm’in kapısında bulurdum. Bu zor şartları aştıktan sonra zili daha henüz çalmadan acaba bugün benden başka gelen oldu mu diye gereksiz, şartları zorlayan düşünceyi de kafamdan attıktan sonra zili çalıp kapıyı kapı deliğinden bakıp açıcak kişiyi beklemeye koyulmak; bunları hayatımın en doğru işini yaptığım zamanlar olarak kabul ediyorum… Akabinde kapı açılır ve ben dışarıda olan biten herşeyi unuturdum. Mehmet Emin Yıldırım harukulade kendinden emin, ne yaptığını bilen teorik bilgilerini sizinle paylaşmak için sabırsızlanarak sizi bekliyordur. Ayrıca kurgu konulu dersini sabaha kadar anlatsa dinlerdim en keyif aldığım dersti… Teşekkürler Mehmet Emin YILDIRIM iyiki varsın…

Göksel Karakaya (27)

meyfilm Atölyesine güncel sinema sanat ve sanayisinin ürün geliştirme yöntemleri hakkında fikir edinmek için katıldım. Asıl amacım belgesel türünün daha yoğun teknik bilgi içeren formlarını (bilgisel) üretebilmekti. Lumiere’den günümüze sinemanın tarihi eşliğinde, nasıllarının yanında neden/niçinleri ile birlikte takip edip “state of art” noktası olduğuna inandığım Tarkovski ve Bela Tarr’ın çalışmalarını seyrettiğimiz çok yoğun ve bir o kadar zevkli iki ay geçirdik. Atölyenin bu kadar kısa bir süre içinde bize sağladığı farkındalığın, hocamızın bilgi ve tecrübesinin derinliği, aşkınlığı ve içtenliği ile olduğunu düşünüyorum. Atölye süresi çok kısaydı. Literatür okumalarımızı bile zamanında tamamlayamadık. Ama hocamız nasıl ettiyse etmiş gereken hasılatı oluşturmuş. Bunu daha sonraki okuma tamamlama çalışmalarımda hayretle farkettim. meyfilm’in kılavuzluğunda çıktığımız bu kısa yolculukta kendimi çoğu zaman Odysseus gibi hissettim. Öğrendiklerimin yola çıkış anındaki amaçlarımı unutturmaması için çok çaba sarfetmek zorunda kaldım. Şu anda hiç ummadığım bir noktadayım. Her şey için müteşekkirim.

Mehmet Zeki Ünal (Elektronik Mühendisi, 46)

Mesleğimin alanı dışında ilk defa katıldığım bu kurs açıkçası, beyaz cam ve perdede daha öncesinde sadece bakmış olduğum alanları, eğitmenlerin sade ama bütünlüklü yaklaşımıyla görmemi sağladıkları ve bu alanları bana anlamlandıran, kısa ama öğretici bir düşünsel deneyim oldu. Kendi çizgilerini her zaman korumalarını dilediğim bu kursa katılacak insanlara, şimdiden keyifli çalışmalar dilerim.

Betül Zülkadiroğlu (Avukat, 30)

90’lı yılların başıydı sanırım, komşumuz bir kaç saatliğine VHS oynatıcısını vermeyince babamın kızıp elinde yeni bir oynatıcıyla eve geldiğinde. Ben de bu şekilde çizgi filmden sinemaya terfi etmiştim, yaşım da gelmişti zaten, zira 10-12 yaşındaydım artık. Favorilerim hep dövüş sanatlarıydı tabii ki, yıllarca uzak doğu sinemasını Jackie Chan’den ibaret sandım . Çok uzun sürmedi seriyi tüketmek, önce dövüş sanatlarında Holywood sinemasına geçtim, sonra da aksiyon filmleri ile çocukluğun verdiği enerjiyi mucize ekrandaki kahramanımla harcıyordum. Kötü adamları dövüyor iyileri kurtarıyordum, çok güçlüydüm. Korku türünü televizyonda izlediğim Pirana (Piranha-1978) filmiyle tanıdım. Sanki suyun içinde parçaladıkları benmişim gibi heyecanlanıyordum. Artık korku sinemasının bağımlısı olmuştum. Kötü Ruh (Evil Dead – 1981) ile başlayan serüvenim bulabildiğim bütün B sınıf korku filmlerini izleyerek devam ediyordu. Derken Sapık (Psycho – 1960) ile sınıf atladım, artık Alfred Hitchcock izliyordum. 3 karakterle 90 dakika beni ekrana bağlayan insan sihirbaz olmalıydı.

Giderek daha bilinçli izleyici oluyordum. 2000’li yıllara geldiğimizde internet hayatıma IMDB’yi sokmuş ve ben Top 250’deki filmlerin neredeyse tamamını zaten izlemiş olmakla gurur duyuyordum. Çok zeki bir izleyiciydim, bağlantıları yakalıyor, katili filmin ortasında tahmin ediyor, replikleri ezberliyordum. Basbaya “sinefil” olmuştum. Başyapıtlar hala gerçekleşiyordu ama artık senede 1 defa yapılıyordu; Avatar gibi, Başlangıç (Inception) gibi, Kara Şovalye (Dark Night) gibi filmler. Çevremdeki herkes ne izleyeceğini bana soruyordu ama ben artık farklı şeyler arıyordum. Yaklaşık 20 yıldır binlerce film izlemiştim, tabii ki biliyordum iyi filmin ne olduğunu, 1957 yapımı 12 Angry Men filmini defalarca izliyor ve hayran kalıyordum, daha iyi anlatılamaz diyordum. Artık bu işin nasıl yapıldığını öğrenmem gerekiyordu sinefilliğime sinefillik katmak için.

Mehmet Emin Hocam ve meyfilm ile bu vesile ile tanıştım. 2 aylık Film Yapım ve Yönetmenlik Atölyesine başladım, tek derdim izleyici olarak bilinç seviyemi artırmaktı. Hazırda bir grup olmadığı için tüm haftasonununu bana ayırması, tek kişilik özel ders vermesi ve bundan hiç rahatsız olmaması, ticari kaygının çok ötesinde bir amaçla sinema sanatına katkıda bulunmaya çalıştığını anlamama yetmişti. 3 hafta ilerledikten sonra oluşan gruba dahil olmak istemem ile esas macera başlamıştı. Sinema Tarihi, Eski Yunan, Aristo, Lumiere, Melies, Edison, Griffith, Hitchcock, Brecht, Tarkovskiy, Bela Tarr derken ve atölyenin yanında literatür okumaları da yaparken yavaş yavaş sinema sanatı konusunda aydınlanma yaşamaya başladım. Henüz bu aydınlanma sürecim tamamlanmış değil, ki bu kadar kısa sürseydi içselleştirmem mümkün olmazdı zaten ve gerçekçi olmazdı, ama 2,5 aysonunda şunu farkettim; binlerce film izlediğimi zannediyordum ama aslında sadece bir kaç film izlemiştim ve iyi filmin ne olduğunu bilmiyordum. Aslında Holywood’un bana John Ford’un 1939 da Stagecoach filmiyle ve Hitchcock’un tüm filmleriyle anlattığını sadece daha iyi teknolojiyle tekrar tekrar anlattığını farkettim. Anneme televizyondaki dizilerin ne kadar saçma olduğunu, hiçbiririn birbirinden farkı olmadığını, neden izlediğini anlamadığımı söylerken benim de yıllarca aynı şeyi yaptığımı farkettim. Yıllardır kandırılmıştım, hem de çok zeki olduğumu sanarak. Her şeyin ötesinde sinemanın tüm sanatları bir araya getirip üzerine bir de zamanı koyan, bütünleştirici bir sanat olduğunu farkettim.

Bununla yetinmedik tabii ki, sinema sanatının felsefesinin yanında hocamızın önderliği ve gruptaki arkadaşlarımızın azmiyle haddimiz de olmayarak kendimizi mutfağa attık. Senaryo nasıl yazılır dinledik, okuduk ve yazdık. Kamera nasıl kullanılır, ışık nasıl ayarlanır, ses nasıl kullanılır hepsini önce dinledik, okuduk ve en sonunda uyguladık. Bütün acemiliğimize rağmen hocamızdan profesyonel ışıkçı, sesçi, kameraman, görüntü yönetmeni, en önemlisi yönetmen muamelesi gördük. Fikirlerimizin dikkate alındığı, ortak sinerji ile beslendiği bir ortamda çalıştık ve 2,5 aylık çalışma sonunda tam 3 tane kısa film yaptık. Atölyenin başlarında hala film izleyip ahkam kesmeyi düşünüyordum ama artık Mehmet Emin hocam virüsü bize de bulaştırdı:) 2,5 ayda 20 yıllık hayalimi gerçekleştirmeme vesile olduğu için Mehmet Emin Hocam’a, Taner Hocam’a, Abdurrahman Hocam’a, Mertkan Arat’a, Anıl’a, Bünyamin’e, Yusuf Başkan’a, Buket’e, Hüseyin Üstad’a ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Son söz olarak kısa bir anektod vereceğim. Film Atölyesine gittiğimi duyan bir arkadaşım neden bilinen, ünlü birinden eğitim almadığımı sormuştu bana. İnsanlar ünlüyü iyi zannediyor. Ben en iyisinden aldım eğitimi:)

Gültekin Harun Seçkin (Endüstri Mühendisi, 33)

meyfilm’le sinemaya yönelik ilgilimi somutlaştırma amacıyla nereden başlayabileceğimi bilmeden internette çeşitli yazılar okurken karşılaştım. Film Yapım ve Yönetmenlik Atölyesinin ilk dersine katıldıktan sonra iyi bir başlangıç yapabileceğim en doğru seçenek olacağı düşüncesiyle kaydımı yaptım, zamanla kararımda yanılmadığımı almış olduğum eğitimle gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Mehmet Emin Yıldırım hocamızın derin sinema tekniği bilgisini, yerine göre kültürel, sosyolojik, felsefi, dini, tarihi ve bir çok bilgi birikimiyle birleştirip, bilgisini resmi olmaktan ziyade samimi olarak aktarma biçimi sinema hakkında her geçen gün daha donanımlı bilgiye sahip bir birey olmamıza sağladı. Bunun yanısıra öncelikle hangi kitapları okumamız, hangi filmleri izlememiz ve izlenilen filmlerde nerelere dikkat etmemiz gerektiği konusunda tecrübelerinden oldukça yararlandık. Cuma günleri izlenilen filmler hakkında arkadaşların ve Mehmet Emin Yıldırım hocamızın değerlendirmeleri konuya çok farklı bir bakış açısı katıyor, sinema hakkında böyle bir şey de varmış dedirtecek kadar şaşırtıcı bir o kadar da olgunlaştırıcı bir düzeye taşıyor katılımcıyı. Abdurrahman Kurt hocamızın sinemanın temeli olan fotoğraf konusunda uygulamalı olarak bize aktardığı bilgilerini ve emeğinin de gözardı edilmeyecek kadar büyük bir öneme sahip olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Elbette bu eğitiminizi kişisel çabalarımızla bütünleştirmemiz gerekmektedir aksi durumda pek faydası olamayacaktır. Mehmet Emin Yıldırım Hocamızın piyasada yönetmenim havasıyla dolaşan birçok yönetmenden daha bilgili olduğunu, bireysel ve çevresel imkanlar sebebiyle hakkettiği yerde olmadığını fakat olacağı düşüncesindeyim. İki aylık Film Yapım ve Yönetmenlik Atölyesi kursumuz bitmek üzere bu eğitimimi beş aya tamamlamayı düşünüyorum. Bize ve birçok kişiye bedeli ne olursa olsun böyle bir hizmet sundukları için Mehmet Emin Yıldırım ve Abdurrahman Kurt hocamıza TEŞEKKÜR EDERİM.

Mustafa Hatipoğlu (Öğrenci, 20)

Sinema, günlük meselelerimiz arasında karışmış; daha çok bir eğlenti ve dinleti ‘recreation’ aracı olarak yaşantımızda yerini bulmuştur. Ancak sinemanın çağımızın en etkili sanatı ve en önemli anlatım araçlarından biri olduğunu düşünüyorum. Sinema sanatı ortaya koymanın belli bir zümrenin elinde olmadıgı gerçeğini yakın arkadasım Mehmet Emin Yıldırım’ın sinema atölyesinde öğrencilerine ders anlatırken şahit oldum. İnandığınız bu düşüncenin gerçek olmadığını ve yanıldığınız gerçeğini anladığınız zamanlarda moraliniz bozulur ama bu sefer şöyle bir farklılık olmuştu bende: Kişinin gerçekten kendinde bu gücü bulabilmesi, bu gücü kendinde görmesi ve bunun yüzünden oluşan o güven dolu tebessüm. Oldukça mutlu olduğum nadir günlerden biriydi. Sevgili yönetmen dostum Mehmet Emin Yıldırım’ın böyle eğitimlerde başat öğe yaptığı “yapabilirsiniz, güvenin” öğretisinden dolayı şahsım adına kendisine sonsuz teşekkürler. Çünkü bizler sinema eğitimi alırken bu kadar şanslı olmadık. meyfilm’de olan herkese sonsuz tebessümler ve başarılar ..

Emre Köseoğlu (Gemi Kaptanı, 31)

Atölyeye katılmadan önce film izlerken bende herkes gibi ilk başta yorumsuz, ön yargısız, sade bir şekilde izler ondan sonra bende bıraktığı his üzerinden yorum yapar veya tartışırdım. Filmde hiç düşünmediğim, gözden kaçırdığım ayrıntıların aslında ne kadar da önemli olduğunu meyfilm atölyesinde fark ettim. Bir yönetmenin ve ekibinin dikkat etmesi gereken o kadar çok şey olduğunu ilk başta anlayamıyorsunuz, tabii bu zamanla çok film izlemeyle alakalı ama bunu ilk başta düzgün bir yol gösteren ekipten öğrenmek inanılmaz derecede ileriye götürdü beni… Aslında bu bakış açısıyla alakalı bir şey, hatta ”ne alakası var” diyenler de mutlaka olacaktır ama bence kendime kattığım her artı değer mutlaka bir yerlerde karşıma çıkacaktır. Teşekkürler…

Mertkan Arat (Oyuncu, 30)

Başlangıcı olup sonu bellı olmayan, her derste entelektüel dağarcığınızı zenginleştiren, sinemaya ve doğal olarak hayata farklı bakıs açılarıyla katılımcısını donatan bir kurs. Öğrenilen her kavramla belirli alanlarda farkındalık yaratarak size bu noktalardaki eksikliğinizi öğreten ve doğal olarak da bilgiye dair açlık uyandıran bir eğitim bu. Garip bir durum: Eğitiminiz bittiğinde meyfilm atölyesindeki eğitmenlerden kopamıyor buluyorsunuz kendinizi. Gündelik hayatın içinde deneyimlediğimiz durumların aslında birer büyük film sahneleri olduğunu anlıyorsunuz. Sahnelerin her karesini; yönetmenini, yapımcısını ve oyuncusunu tanıyarak izlemenin keyfini tadıyorsunuz. Herkese tavsiye ederim.

Işın Ünal (Finans Yönetimi, 31)

Eğitimcileri çok ciddi çalışıyorlar. İşlerine sadece maddi düzlemde bakmıyor; severek, isteyerek bilgi ve deneyimlerini aktarıyorlar. Ben şahsen çok mennun kaldım. Teşekkürler…

Oya Alp (Ressam-Otel Sahibi, 48)

Film Yapım ve Yönetmenlik atölyesine bilinçli bir film izleyicisi olmak için katıldım. Asıl amacım atölyeden sonra film yapmak değildi. Film analizleri dersinde ve ilerleyen dersler sırasında sinema sanatına karşı farkındalığımın arttığını söyleyebilirim. Film içeriğinde ya da yapılış biçiminde çok fazla detay var ve film yapan ya da bu filmi izleyen bireyin her aşamada çok dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum. Teşekkürler

Ayşe Uysal (Elektronik Haberleşme Mühendisi, 26)

Hayatta her şey hayallerle başlar aslında. Hayallerini gerçekleştirmek için savaşırsın. Sinemada bu biraz daha belirgin o kadar. Bir hikaye yazarsın, hatta kafanın içinde oynatırsın sonra herkes izlesin diye dışarı yansıtırsın. İşte bu yansıtma kısmı zor ve zahmetlidir, bu eyleme de film yapmak diyorlar. Ben yansıtmak diyorum her neyse; meyfilm’de geçirdiğim 2 ayda öğrendiğim çok önemli birşey var: Film yapmak tam bir ekip işi; çalıştığınız insanların çok sağlam olması lazım, hem de çok. Sen tek başına bir hiçsin kim olursan ol farketmez. meyfilm’de öğrendiğim teknik bilgileri belki başka yerlerde de öğrenebilirdim; ama burdaki dostluğu, samimiyeti başka bir yerde bulur muydum bilmiyorum, zor. Daha ilk deneyimimde karşıma meyfilm çıktığı için şanslıyım. Bana verdikleri dostluk samimiyet ve kattıkları diğer her şey için meyfilm ailesine teşekkür ederim.

Anıl Turan Çılgın (Öğrenci, 22)

Benim sinema konusundaki ilk derdim “Sinema Nedir” sorusuna esaslı bir cevap bulmaktı. Sinema aslında neydi, içimizdeki hisleri bir insana nasıl aktarabilirdik ki? Hani kelimeler kifayetsiz kalıyor ya… Biz insan duygularını anlatmak için neyi kifayetli yapabiliriz? İşte Mehmet Emin YILDIRIM hocamızdan öğrendiğim sinema bu tür sorularıma cevapsız cevaplar verebilmişti. Yani bir yönlendirme seziyorduk kendisinin anlattıklarından. Biz insan duygularını nasıl görsel- işitsel bir hale getiririz? Derinlikli sorular sorup, onlara ontolojik anlamda cevaplar bulmayı Sümerlerden, Aristotales’den, Antik Yunan’dan başlatıp; Orson Welles, Eisenstein ve benim üstadım Andrei Tarkovski gibi yönetmen-kuramcıların fikirlerini inceleyerek devam ettirdik. En güzeli ise artık; insanları salak yerine koyan filmlere gülmüyor, boş yere heyecanlanmıyor, katarsislerimin farkında olarak film izliyorum. Sinema biraz benim kendimle, doğal olarak “insan” ile ilgili. Mutluyum. Her şey için teşekkürler…

Abdurrahman Kurt (Makine Mühendisi-Fotoğrafçı, 29)

Benim için güzel bir deneyim oldu. Teşekkürler…

Muharrem G. (Yapımcı-Devlet Memuru, 45)

meyfilm’deki “Film Yapım ve Yönetmenlik” atölyesine daha iyi ve bilinçli bir sinema seyircisi olabilmek amacıyla katıldım. 2 aylık serüvenimiz umduğumdan çok daha nitelikli ve derinlikli bir yolculuk oldu. Sinema tarihine ve tekniğine dair pek çok şey öğrenirken, insana dair içsel yolculuklar yapmayı da ihmal etmeyerek sinemanın (ve tabii ki tüm diğer sanat dallarının) özünde ne kadar incelikli bir yapıya sahip olması gerektiğini gördük. M.Ö’lere tarihlenen edebiyat ve tiyatro ile çok daha yeni bir sanat dalı olan fotoğrafın (ki onun köklerini de yine M.Ö’lerden itibaren resimde bulabiliriz) eşsiz bir birleşimi olan ve henüz 100 yılın biraz üzerinde bir geçmişe sahip olan sinema; eğer yetkin ellerde vücut bulursa tüm bu sanat dallarının çok daha üzerinde bir etkileyiciliğe sahip olma potansiyel gücünü varoluşsal özünde barındırıyor, ancak entellektüel, duygusal ve düşünsel derinliği iyi bir sinema tekniği ile birleştirmeden bu nitelikli eserlere ulaşmak imkansız. Eğitimimiz teknik unsurların kullanımı ve senaryo yazımıyla sınırlanmayıp çok daha kapsamlı ve derinlikli bir içerik üzerinden ilerlediğinden bu gerçeği içselleştirme şansını bulduk.

Sinemanın kamera, ışık ve ses sistemleri kullanımının çok daha ötesinde bir sanat olduğunun bilincinde olan eğitmenimiz Mehmet Emin Yıldırım’ın sinemaya olan idealist bakışı, entellektüel birikimi ve yetkinliği eserlerinde somutlaşmış. Öğrendiklerimizin karşılıklarını eserlerinde görebilmek eğitimimizin kalıcılığını daha da arttırdı. Yeni atölyelerde tekrar birlikte olabilmek dileğiyle…

Seray Anıl (Finans Yönetimi, 30)

Özel bir ortamda gerçekleştirilen anlatim sırasında ve sonrasında sorularımıza detaylı cevaplar alabildik. Uygulamalarla zenginleştirilen, eğitmenlerin ögrencilere sorular sorması ile devam eden basarili bir ders ortami. Kamera açılarını, kadrajı ve ışık araçlarını, sahnedeki kişi sayısının anlamlarını ve sinema hakkında bildigimi sandigim şeylerin daha geniş anlamlarını öğrendiğimi düşünüyorum…

Egemen Eren Kantarcı (Grafik Tasarım, 25)

meyfilm’den genel olarak memnun kaldım diyebilirim. Film yapım ve yönetim dersleri öncesi Mehmet Emin hocayla neredeyse konuştuğumuz her konuyu işledik. Güzel bir eğitimdi fakat; fazla film izleyemedik. Bu da merak ettiğimiz konuları Mehmet Emin Hocaya fazla irdelettiğimiz için oldu. Abdurrahman Bey, Taner Bey ve Mehmet Emin hocaya her konuda, hatta ders haricinde de yardımcı oldukları için teşekkür ediyorum.

Bünyamin Musullu (Öğrenci, 22)

Film Yapım ve Yönetmenlik Atölyesi oldukça öğretici ve eğlendiriciydi. Farklı meslek ve bakış açılarına sahip insanların odaklandığı bir alan sinema! Mehmet Emin meraklısına bilgi ve birikimini çok güzel aktarmanın yanında kendi sinema aşkını da aşılıyor 🙂 Genç ve dinamik bir ekiple kavramların ve ana konunun anlaşılmasına özen ve sabır göstermeleri oldukça önemli. Eger yurtdışına dönmek durumunda kalmasaydım; diğer atölye çalışmalarını da kesinlikle kaçırmazdım. Katılımcıların özel durumuna göre esnek davranıldığından dolayı meyfilm ailesine teşekkür ederim…

Yeter Akın (Belgesel Yönetmeni, 38)

meyfilm’de katıldığım atölye, bu alanda gelişmem için beklediğim katkıyı sundu. İlgilerinden ötürü meyfilm’e teşekkür ederim.

Mustafa Murtezaoğlu (Hukuk Öğrencisi, 23)

meyfilm’e daha önceden aldığım sinema eğitimini pekiştirmek amacıyla katıldım. Atölye sonunda aldığım eğitim, hocamızın aşkınladığı sinema ve bunun yanında paylaştığımız fikirler sonucunda: Benliğimde var olan sinemanın iki ay gibi kısa bir dönem içerisinde olsa da ne kadar büyük bir boyut atladığını farkettim. Bana bu gelişimi sağlayan meyfilm’e ve hocalarına teşekkür ederim…

Taner Açıkgöz (Oyuncu-Eğitmen, 26)

İzlerken sıkıldığım sanatsal filmlerin salt kamera görüntüsü ve basit bir senaryodan ibaret olmadığını, sıkılmamıza neden olan dili (sinemasal), görünenin (reel) ötesindeki yönetmenin bütünsel fikirlerini ve farklı duyumsal zevkleri bana keşfettiren bir kurs oldu. Teşekkürler.

Mehmet Şenkal (Makine Tesisat Öğretmeni-Teknisyen, 33)

Bana yapmam gerekeni kısa ve öz anlatan meyfilm’e teşekkür ediyorum. meyfilm atölyelerinin sinema adına gerçekten bir şeyler yapmak isteyen herkese yardımcı olacağını düşünüyorum. Mehmet Emin hocamın katılımcılara bir arkadaş gibi olan yaklaşımını unutmayacağım. Eğer ileride sinemada bir yerlere gelirsem, bu büyük adım; meyfilm’de attığım sinema temeli sayesinde olacaktır.

Hüseyin Ersin Ferat (Öğrenci, 26)

Pratiğe yönelik, içten ve samimi, birebir kendi deneyimlerinizi de paylaştığınız, ders aralarında bile eğitici bilgilerle dolu bir ortam.

İlker Sağlamer (Bilişim Uzmanı, 50)